‘Ceviz ağacının dalını neden kestin’ tartışmasında kan döküldü « Gazete Baskın

27 Ocak 2023 - 21:39

‘Ceviz ağacının dalını neden kestin’ tartışmasında kan döküldü

‘Ceviz ağacının dalını neden kestin’ tartışmasında kan döküldü
Son Güncelleme :

14 Temmuz 2022 - 13:50

32 views

Mustafa Kaplan (Fotoğrafta) hayatını kaybetti.

Kastamonu’da ‘ceviz ağacının dalını neden kestin’ kavgasında kan döküldü.

Olay, dün akşam saat 18.30 sıralarında Cide’ye bağlı Ağaçbükü Köyü Çalca Mahallesi’nde meydana geldi.

Birbirine komşu olan arazi sahipleri Mustafa Kaplan (70) ile Zeynel Demirtaş (68) arasında ‘ceviz ağacının dallarını neden kestin’ tartışması yaşandı.

Mustafa Kaplan, iddiaya göre komşusu Demirtaş’a ait arazinin sınırında bulunan ceviz ağacının kendi arazine uzanan dallarını kesti.

Bunun üzerine taraflar arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü.

Ağacın dallarını kesen Mustafa Kaplan, Zeynel Demirtaş’ı karın bölgesinden bıçakla yaraladı.

Demirtaş ise yaralı halde üzerinde bulunan tabanca ile Kaplan’a ateş etti.

Kavgayı ayırmaya çalışan Mustafa Kaplan’ın akrabası Sezer Kaplan da (22) ayağına isabet eden kurşunla yaralandı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, vücuduna 3 kurşun isabet eden Mustafa Kaplan’ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Yaralanan Zeynel Demirtaş ve Sezer Kaplan ise ambulansla Cide Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Karın boşluğundan yaralanan Demirtaş, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Kastamonu Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Demirtaş’ın, sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi.

Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

BENZER HABERLER

Tarihin her anında kendini egemen olarak gören işgalciler tarafından Kürdistan coğrafyası sömürülmüş, doğası katledilmiş, bugün gelinen noktada kırım daha kirli yöntemlerle devam ettirilmektedir. Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, faşizm her alana sirayet etmiş, kırım hız kazanmış, tarihimize, kültürümüze, doğaya saldırılar en acımasız boyutlara ulaşmış, hafızayı yok etme üzerine sürdürülen politikalarla Kürt halkı hedef haline getirilmiştir. Savaş pratiklerinin bir sonucu olarak, yıllardır sistematik olarak devam eden orman yangınlarıyla bir ekosistem yok ediliyor. Günlerce yangınlar devam etmesine rağmen müdahale edilmemesinin yanında, yangına müdahale etmek isteyen yurttaşlar engelleniyor. Kürdistan’da yakılan ormanlar ırkçı politikalar sebebiyle basında, sosyal medyada yer almıyor, ekoloji örgütlerince görünmez kılınıyor, yeteri kadar ses yükselmiyor. Orman yangınlarıyla yok edilmelerden sonra, bugün kırım farklı boyutlara ulaştı. Şırnak başta olmak üzere Kürdistan’ın farklı bölgelerinde ağaç kesimleri gerçekleştirilmektedir. Ekolojik varlıklar; savaş pratiğiyle gözlerimizin önünde her gün yok ediliyor. Yok etmenin yanında ranta da dönüşen bu saldırılarla, bir insanın bedeninden uzuvları sökülürcesine, ağaçlar topraktan kökleriyle sökülüp kamyonlarla farklı illere taşınıp, satılıyor. Bizler tarihine, kültürüne, değerlerine, doğaya sahip çıkanlar olarak; bir yaşamın son bulmaması adına 17 Eylül’de Cizre’de buluşuyoruz. EKOLOJİ; toplumuyla, ormanıyla, havasıyla, suyuyla vardır. Toplumsal hakikatimizle sesimizi yükseltiyoruz;  gençler, kadınlar, sivil toplum örgütleri, partiler, dernekler, sendikalar, odalarla birlikte ve toplumun her kesimini ve bir bütün olarak Türkiye ve Kürdistan halkları olarak ‘talana ve soykırıma karşı özgürlük’ diyerek Cudi’ye yürümek üzere Cizre’ye davet ediyoruz.
Tarihin her anında kendini egemen olarak gören işgalciler tarafından Kürdistan coğrafyası sömürülmüş, doğası katledilmiş, bugün gelinen noktada kırım daha kirli yöntemlerle devam ettirilmektedir. Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, faşizm her alana sirayet etmiş, kırım hız kazanmış, tarihimize, kültürümüze, doğaya saldırılar en acımasız boyutlara ulaşmış, hafızayı yok etme üzerine sürdürülen politikalarla Kürt halkı hedef haline getirilmiştir. Savaş pratiklerinin bir sonucu olarak, yıllardır sistematik olarak devam eden orman yangınlarıyla bir ekosistem yok ediliyor. Günlerce yangınlar devam etmesine rağmen müdahale edilmemesinin yanında, yangına müdahale etmek isteyen yurttaşlar engelleniyor. Kürdistan’da yakılan ormanlar ırkçı politikalar sebebiyle basında, sosyal medyada yer almıyor, ekoloji örgütlerince görünmez kılınıyor, yeteri kadar ses yükselmiyor. Orman yangınlarıyla yok edilmelerden sonra, bugün kırım farklı boyutlara ulaştı. Şırnak başta olmak üzere Kürdistan’ın farklı bölgelerinde ağaç kesimleri gerçekleştirilmektedir. Ekolojik varlıklar; savaş pratiğiyle gözlerimizin önünde her gün yok ediliyor. Yok etmenin yanında ranta da dönüşen bu saldırılarla, bir insanın bedeninden uzuvları sökülürcesine, ağaçlar topraktan kökleriyle sökülüp kamyonlarla farklı illere taşınıp, satılıyor. Bizler tarihine, kültürüne, değerlerine, doğaya sahip çıkanlar olarak; bir yaşamın son bulmaması adına 17 Eylül’de Cizre’de buluşuyoruz. EKOLOJİ; toplumuyla, ormanıyla, havasıyla, suyuyla vardır. Toplumsal hakikatimizle sesimizi yükseltiyoruz; gençler, kadınlar, sivil toplum örgütleri, partiler, dernekler, sendikalar, odalarla birlikte ve toplumun her kesimini ve bir bütün olarak Türkiye ve Kürdistan halkları olarak ‘talana ve soykırıma karşı özgürlük’ diyerek Cudi’ye yürümek üzere Cizre’ye davet ediyoruz.