Marmara Denizi’ndeki turizm durakları « Gazete Baskın

27 Ocak 2023 - 11:05

Marmara Denizi’ndeki turizm durakları

Marmara Denizi’ndeki turizm durakları
Son Güncelleme :

22 Temmuz 2022 - 19:39

14 views

Kurban Bayramı tatili bitti ama seyahat etmek isteyenler rotalarını oluşturmak için plan yapmaya devam ediyor.

Kurban Bayramı tatili bitti. Uzun bir tatil geride kalsa da hava sıcaklarının artması tatil yapmak isteyenlerin iştahını kabartmaya devam ediyor.

Özellikle İstanbullular kendilerine yakın olan lokasyonları tercih ettikleri için size marmara Denizinin içindeki adalardan oluşan bir haber hazırladık.

Marmara Denizi’nde İstanbul’a bağlı tatil yapılacak Kınalıada, Heybeli, Burgaz ve Büyükada’dan oluşan 4 ada bulunurken Balıkesir’e bağlı tatil için elverişli de toplam 4 ada var. Bu adalar marmara Adası, Avşa Adası, Ekinlik Adası ve Paşalimanı Adası olarak sıralanmaktadır.


Balıkesir’e bağlı 4 tatil adası var

İşte size Marmara Denizi’nde tatil için değerlendirilebilecek Balıkesir’deki adaların listesi:


Marmara Adası:

Marmara adalarının en büyüğü olan ve Türkiye’nin de en büyük ikinci adası olan Marmara Adası’na ulaşım İstanbul’dan deniz otobüsü ile 2,5 saat ve Erdek’e 1 saat 45 dakika uzaklıkta.

Adada konuklama alanları içinde pansiyonlar ağırlıklı olmak üzere oteller de bulunmaktadır.

Adanın merkezinin dışındaki koylarda denize girilebilinmektedir.

Eğlence mekanlarının da bulunduğu ada sakinliği ile tanınır.


Avşa Adası:

Avşa Adası’na İstanbul’dan deniz otobüsü ve Tekirdağ’dan arabalı vapur GESTAŞ Ulaşım AŞ ile ulaşım sağlanmaktadır.

Avşa’nın markezi dahil bir çok noktasından denize girmek mümkündür. Eğlence mekanları ile ünlü adada, her bütçeye uygun konaklama bulunmaktadır.

Avşa üzüm bağları ve bu yöndeki üretimi ile de turistlere hizmet etmektedir.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

BENZER HABERLER

Tarihin her anında kendini egemen olarak gören işgalciler tarafından Kürdistan coğrafyası sömürülmüş, doğası katledilmiş, bugün gelinen noktada kırım daha kirli yöntemlerle devam ettirilmektedir. Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, faşizm her alana sirayet etmiş, kırım hız kazanmış, tarihimize, kültürümüze, doğaya saldırılar en acımasız boyutlara ulaşmış, hafızayı yok etme üzerine sürdürülen politikalarla Kürt halkı hedef haline getirilmiştir. Savaş pratiklerinin bir sonucu olarak, yıllardır sistematik olarak devam eden orman yangınlarıyla bir ekosistem yok ediliyor. Günlerce yangınlar devam etmesine rağmen müdahale edilmemesinin yanında, yangına müdahale etmek isteyen yurttaşlar engelleniyor. Kürdistan’da yakılan ormanlar ırkçı politikalar sebebiyle basında, sosyal medyada yer almıyor, ekoloji örgütlerince görünmez kılınıyor, yeteri kadar ses yükselmiyor. Orman yangınlarıyla yok edilmelerden sonra, bugün kırım farklı boyutlara ulaştı. Şırnak başta olmak üzere Kürdistan’ın farklı bölgelerinde ağaç kesimleri gerçekleştirilmektedir. Ekolojik varlıklar; savaş pratiğiyle gözlerimizin önünde her gün yok ediliyor. Yok etmenin yanında ranta da dönüşen bu saldırılarla, bir insanın bedeninden uzuvları sökülürcesine, ağaçlar topraktan kökleriyle sökülüp kamyonlarla farklı illere taşınıp, satılıyor. Bizler tarihine, kültürüne, değerlerine, doğaya sahip çıkanlar olarak; bir yaşamın son bulmaması adına 17 Eylül’de Cizre’de buluşuyoruz. EKOLOJİ; toplumuyla, ormanıyla, havasıyla, suyuyla vardır. Toplumsal hakikatimizle sesimizi yükseltiyoruz;  gençler, kadınlar, sivil toplum örgütleri, partiler, dernekler, sendikalar, odalarla birlikte ve toplumun her kesimini ve bir bütün olarak Türkiye ve Kürdistan halkları olarak ‘talana ve soykırıma karşı özgürlük’ diyerek Cudi’ye yürümek üzere Cizre’ye davet ediyoruz.
Tarihin her anında kendini egemen olarak gören işgalciler tarafından Kürdistan coğrafyası sömürülmüş, doğası katledilmiş, bugün gelinen noktada kırım daha kirli yöntemlerle devam ettirilmektedir. Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, faşizm her alana sirayet etmiş, kırım hız kazanmış, tarihimize, kültürümüze, doğaya saldırılar en acımasız boyutlara ulaşmış, hafızayı yok etme üzerine sürdürülen politikalarla Kürt halkı hedef haline getirilmiştir. Savaş pratiklerinin bir sonucu olarak, yıllardır sistematik olarak devam eden orman yangınlarıyla bir ekosistem yok ediliyor. Günlerce yangınlar devam etmesine rağmen müdahale edilmemesinin yanında, yangına müdahale etmek isteyen yurttaşlar engelleniyor. Kürdistan’da yakılan ormanlar ırkçı politikalar sebebiyle basında, sosyal medyada yer almıyor, ekoloji örgütlerince görünmez kılınıyor, yeteri kadar ses yükselmiyor. Orman yangınlarıyla yok edilmelerden sonra, bugün kırım farklı boyutlara ulaştı. Şırnak başta olmak üzere Kürdistan’ın farklı bölgelerinde ağaç kesimleri gerçekleştirilmektedir. Ekolojik varlıklar; savaş pratiğiyle gözlerimizin önünde her gün yok ediliyor. Yok etmenin yanında ranta da dönüşen bu saldırılarla, bir insanın bedeninden uzuvları sökülürcesine, ağaçlar topraktan kökleriyle sökülüp kamyonlarla farklı illere taşınıp, satılıyor. Bizler tarihine, kültürüne, değerlerine, doğaya sahip çıkanlar olarak; bir yaşamın son bulmaması adına 17 Eylül’de Cizre’de buluşuyoruz. EKOLOJİ; toplumuyla, ormanıyla, havasıyla, suyuyla vardır. Toplumsal hakikatimizle sesimizi yükseltiyoruz; gençler, kadınlar, sivil toplum örgütleri, partiler, dernekler, sendikalar, odalarla birlikte ve toplumun her kesimini ve bir bütün olarak Türkiye ve Kürdistan halkları olarak ‘talana ve soykırıma karşı özgürlük’ diyerek Cudi’ye yürümek üzere Cizre’ye davet ediyoruz.