Gaziantep’te gölete giren 16 yaşındaki kız çocuğu boğuldu « Gazete Baskın

27 Ocak 2023 - 21:57

Gaziantep’te gölete giren 16 yaşındaki kız çocuğu boğuldu

Gaziantep’te gölete giren 16 yaşındaki kız çocuğu boğuldu
Son Güncelleme :

12 Temmuz 2022 - 11:07

Gaziantep’te 16 yaşındaki Suriye uyruklu Fatma Asfour, gölette boğuldu.

Kayacık Baraj Göleti’nde bir kişinin boğulduğu ihbarı üzerine, olay yerine Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü su altı dalgıç polis ekipleri, AFAD, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Gölette dalış yapan ekipler, 16 yaşındaki Suriye uyruklu Fatma Asfour’a ulaştı.

İncelemede hayatını kaybettiği belirlenen Asfour’un cesedi, otopsi için Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

BENZER HABERLER

Tarihin her anında kendini egemen olarak gören işgalciler tarafından Kürdistan coğrafyası sömürülmüş, doğası katledilmiş, bugün gelinen noktada kırım daha kirli yöntemlerle devam ettirilmektedir. Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, faşizm her alana sirayet etmiş, kırım hız kazanmış, tarihimize, kültürümüze, doğaya saldırılar en acımasız boyutlara ulaşmış, hafızayı yok etme üzerine sürdürülen politikalarla Kürt halkı hedef haline getirilmiştir. Savaş pratiklerinin bir sonucu olarak, yıllardır sistematik olarak devam eden orman yangınlarıyla bir ekosistem yok ediliyor. Günlerce yangınlar devam etmesine rağmen müdahale edilmemesinin yanında, yangına müdahale etmek isteyen yurttaşlar engelleniyor. Kürdistan’da yakılan ormanlar ırkçı politikalar sebebiyle basında, sosyal medyada yer almıyor, ekoloji örgütlerince görünmez kılınıyor, yeteri kadar ses yükselmiyor. Orman yangınlarıyla yok edilmelerden sonra, bugün kırım farklı boyutlara ulaştı. Şırnak başta olmak üzere Kürdistan’ın farklı bölgelerinde ağaç kesimleri gerçekleştirilmektedir. Ekolojik varlıklar; savaş pratiğiyle gözlerimizin önünde her gün yok ediliyor. Yok etmenin yanında ranta da dönüşen bu saldırılarla, bir insanın bedeninden uzuvları sökülürcesine, ağaçlar topraktan kökleriyle sökülüp kamyonlarla farklı illere taşınıp, satılıyor. Bizler tarihine, kültürüne, değerlerine, doğaya sahip çıkanlar olarak; bir yaşamın son bulmaması adına 17 Eylül’de Cizre’de buluşuyoruz. EKOLOJİ; toplumuyla, ormanıyla, havasıyla, suyuyla vardır. Toplumsal hakikatimizle sesimizi yükseltiyoruz;  gençler, kadınlar, sivil toplum örgütleri, partiler, dernekler, sendikalar, odalarla birlikte ve toplumun her kesimini ve bir bütün olarak Türkiye ve Kürdistan halkları olarak ‘talana ve soykırıma karşı özgürlük’ diyerek Cudi’ye yürümek üzere Cizre’ye davet ediyoruz.
Tarihin her anında kendini egemen olarak gören işgalciler tarafından Kürdistan coğrafyası sömürülmüş, doğası katledilmiş, bugün gelinen noktada kırım daha kirli yöntemlerle devam ettirilmektedir. Özellikle AKP iktidarıyla birlikte, faşizm her alana sirayet etmiş, kırım hız kazanmış, tarihimize, kültürümüze, doğaya saldırılar en acımasız boyutlara ulaşmış, hafızayı yok etme üzerine sürdürülen politikalarla Kürt halkı hedef haline getirilmiştir. Savaş pratiklerinin bir sonucu olarak, yıllardır sistematik olarak devam eden orman yangınlarıyla bir ekosistem yok ediliyor. Günlerce yangınlar devam etmesine rağmen müdahale edilmemesinin yanında, yangına müdahale etmek isteyen yurttaşlar engelleniyor. Kürdistan’da yakılan ormanlar ırkçı politikalar sebebiyle basında, sosyal medyada yer almıyor, ekoloji örgütlerince görünmez kılınıyor, yeteri kadar ses yükselmiyor. Orman yangınlarıyla yok edilmelerden sonra, bugün kırım farklı boyutlara ulaştı. Şırnak başta olmak üzere Kürdistan’ın farklı bölgelerinde ağaç kesimleri gerçekleştirilmektedir. Ekolojik varlıklar; savaş pratiğiyle gözlerimizin önünde her gün yok ediliyor. Yok etmenin yanında ranta da dönüşen bu saldırılarla, bir insanın bedeninden uzuvları sökülürcesine, ağaçlar topraktan kökleriyle sökülüp kamyonlarla farklı illere taşınıp, satılıyor. Bizler tarihine, kültürüne, değerlerine, doğaya sahip çıkanlar olarak; bir yaşamın son bulmaması adına 17 Eylül’de Cizre’de buluşuyoruz. EKOLOJİ; toplumuyla, ormanıyla, havasıyla, suyuyla vardır. Toplumsal hakikatimizle sesimizi yükseltiyoruz; gençler, kadınlar, sivil toplum örgütleri, partiler, dernekler, sendikalar, odalarla birlikte ve toplumun her kesimini ve bir bütün olarak Türkiye ve Kürdistan halkları olarak ‘talana ve soykırıma karşı özgürlük’ diyerek Cudi’ye yürümek üzere Cizre’ye davet ediyoruz.